FOTOGRAF GEÇİDİ GRUBU İÇİN TIKLAYINIZ !                                                                                  Ana Sayfa          İletişim          Adres Krokisi

SERGİLER  I   ETKİNLİKLER   I   ATÖLYELER   I   SEMİNERLER   I   ÇOCUKLAR İÇİN FOTOGRAF   I   GALERİ   I   FOTOGRAF GEÇİDİ   I   BİZ KİMİZ    

     

FOTOGRAF SERGİSİ
SOKAĞIN DİLİ : BİLDİĞİN İSTANBUL
Engin GÜNEYSU
06 MART - 02 NİSAN 2010


Fotograf Geçidi : İstanbul 2010 projesinin yedinci sergisi Engin GÜNEYSU'nun SOKAĞIN DİLİ : BİLDİĞİN İSTANBUL isimli çalışması.

06 MART 2010 Cumartesi günü saat 18:00'deki kokteyl ile açılacak olan sergi, 1 yıl sürecek Fotograf Geçidi : İstanbul 2010 projesinin yedinci sergisi olacak. Serginin yayınlanacak olan katalogu da aynı gün izleyicilere sunulacak.












FOTOGRAF GEÇİDİ : İSTANBUL 2010 kapsamında yer alan tüm sergilerin açılış kokteylleri 360 İSTANBUL desteği ile gerçekleştirilmektedir. 360 İSTANBUL'a teşekkür ederiz.


Bakışıma göre Engin, genç yaşına rağmen çağdaş fotografımızın aynasıdır. Onun renklerinin ahengi, fotograf kültürümüzün yeni dalgaları, kadrajlarında vücut bulan fotografın büyüsü, bugün objektifinden bizlere süzülüyor. Bu bağlamda verimli, yeni fotograf mevsimlerinin sırrının onda olduğunu düşünüyorum. Bir genç fotografçı olarak bu umudu bize veriyor.

Proje koordinatörü olarak, genç sanatçının sergilenen işlerine önem veriyorum. Bu önemi de, fotograflarının üzerine görüşlerimi ilk defa, tek tek altlarına açıklayarak gösterdim. Gezenler, böylece Engin’in fotografları hakkındaki düşüncelerimi derinlemesine izleyebileceklerdir. 

Sanat Yönetmeni / Küratör : Gültekin ÇİZGEN

Engin GÜNEYSU'nun kaleminden SOKAĞIN DİLİ : BİLDİĞİN İSTANBUL Sergisi:

"Sokağın Dili, Bildiğin İstanbul" serisine başladığımda – ki daha başladığımı bile bilmiyordum - İstanbul’da yaşamıyordum. Günübirlik ya da birkaç günlük İstanbul ziyaretlerimde çektiğim çalışmalar vardı. İstanbul’a ilk defa gelen insanların uğramadan dönmedikleri bilindik mekanların fotograflarıydı bunlar. Bu seriye devam etmeye isteğim, İstanbul’un ne kadar fotograflanırsa fotograflansın her gözün başka bir şey bulduğu bi şehir olduğunu hissetmemle başladı sanırım. Ben de hep ilk kez gelmiş gibi bakmaya çalıştım, çalışıyorum…

Yaklaşık 2 yıldır İstanbul sokaklarını fotograflıyorum... Sanırım bu benim için hayat gailesini unutup hayata karışma, stresten arınma aracı. Anlık değişen ışıkla farklılaşan sokağı ve insanların farklı ruh hallerini fotograflayarak hem “o an” ı hem de kendi zamanımı durdurmuş oluyorum…
 



Ben farklı olanı kaydedebilmek için basıyorum deklanşöre, bu bazen tezgahtaki balığa gözünü dikmiş bir kedi bazen de midye tezgahından görünen büyülü manzara oluyor, bunlar sadece akla gelenler... Yakalanmamış kareler hala sokakta.

Sokağın dili bildiğin İstanbul aslında bir olasılıklara açık olma durumu... Çünkü orası İstanbul çünkü orası sokak...


 


 



 

Engin GÜNEYSU kimdir?

1981 yılında Samsun’da doğdu.
İlk fotograf makinesini 18 yaşında edindi. İzmir’de, Cena Reklam Ajansında fotograf editörü olarak profesyonel anlamdan başladığı fotografçılığa şimdi İstanbul’da serbest fotografçı olarak devam etmektedir.
2004 yılında Bodrum’un Kalbi dergisine ve aynı yıl içinde Çeşme Guide kitabına fotografçılık yaptı.
Samsun Eğitim Gönüllüleri Parkında, 2006-2007 yıllarında aralıklı olarak, çocuklara yönelik fotograf eğitimi verdi.
2006 yılında Samsun, 1. Sanat Sokağı Fotograf Sergisi; 2007 Ocak ayında “40 Kare” karma fotograf sergisinde çalışmaları sergilendi.
2007 yılı Aralık ayında Samsun’da, “Kıyılar” isimli ilk kişisel sergisini gerçekleştirdi.

2008 yılı Uluslararası National Geograhic Fotograf Yarışması Türkiye ayağında, gezi kategorisinde, ikincilik ödülü aldı. Bununla birlikte eserleri birçok yarışmada ödül, derece, sergilemeye hak kazandı.



Altıncısı düzenlenen UFAT Fotograf Günleri’nde genç fotografçılar festivaline genç konuk fotografçı olarak katıldı.

İfsak 3. Genç Fotografçılar Festivali kapsamında “200 EVLER” adlı sosyobelgesel fotograf  projesi 23 Ekim 2010’da Taksim Piramid Sanat Galerisi’nde sergilendi.

8 Ocak 2010’da Acıbadem Bursa Hastanesi Sanat Galerisinde “200 Evler” kişisel fotograf sergisini açtı.

İki yıldır İstanbul’da yaşayan Engin Güneysu Bosphorus Sanat gazetesi fotograf editörlüğü, yanı sıra çeşitli Dergiler için editoryal işler çekip serbest fotografçılık yapmaktadır.

 

 

Gültekin ÇİZGEN’in kaleminden SOKAĞIN DİLİ : BİLDİĞİN İSTANBUL Sergisi:

Bugün, Fototrek Fotograf Merkezi, fotografımızın adeta bir dua mekanı haline geldi. Fotograf coşkusu burada temel yerli bir kimliğe kavuştu. Bu duyguyu bize, Mısır apartmanının yer aldığı İstiklal caddesinden tıklım tıkış geçen tramvaylar gibi, yoğun ziyaretçi kitlesiyle zenginleşen açılışlar ve sergi süresince beş bini aşkın fotograf izleyicimiz veriyor. Kendilerine şükran borçluyuz.

İstanbul 2010 - Avrupa Kültür Başkenti kapsamında, “Fotograf Geçidi 2010” programımız, yedinci sergisi olarak Engin Güneysu fotograflarıyla devam ediyor.
Engin Güneysu, fotografın ruhunu beyninde, gözünde, gönlünde en iyi duyan bir gençtir. Onun ilhamıyla ortaya çıkan, izlediğimiz kareleri, bize fotografımızın geleceğinin de muştusudur.

 

 

BİRAZ FELSEFE YAPALIM
Kültür geleneğimizin içinde çok önemli bir deyim vardır. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”. Gerçekten de sanatı “ürün” temsil eder, her şey onun üzerinden düşünülür, görüşülür. Sözün özü, sanatçının kendisiyle, izleyicisiyle hesaplaşması, daima sanat ürünü üzerindendir.
Günümüz dünyası tüm iletişim olanaklarıyla insanoğlunun iki temel konuya önemi vermesini koşulluyor. “Para” ve “Güç”. Belli yapıdaki insanlar, donanımı, çalışkanlığı ve mutlaka canavarlığı olan kişiler bu hedefleri tutturuyorlar. Bu anonim davranışın çoğu zaman mutluluğa yardımcı olmadığını biliyoruz, görüyoruz. İnsanları bu güç gösterisinden koruyan sadece iki yol var. Biri bilim yolu, diğeri sanat yolu. Çağımızda bilim yolu, büyük yatırım ve örgütlenme işi olduğuna göre herkesin harcı değil. Ancak sanat, doğası gereği hala bireysel. Bir kişi istediği zaman kuşkusuz doğru hedefi yakalayabiliyor. Sanat yolu bize bu olanağı sağlıyor.
Engin’e bu bağlamda bakarsak, Samsun’dan başlayarak İstanbul’a uzanan pek çok zorluk ve sıkıntıyla süren fotograf kariyeri bize çok şey öğretiyor.

 

Bakışıma göre Engin, genç yaşına rağmen çağdaş fotografımızın aynasıdır. Onun renklerinin ahengi, fotograf kültürümüzün yeni dalgaları, kadrajlarında vücut bulan fotografın büyüsü, bugün objektifinden bizlere süzülüyor. Bu bağlamda verimli, yeni fotograf mevsimlerinin sırrının onda olduğunu düşünüyorum. Bir genç fotografçı olarak bu umudu bize veriyor.
Proje koordinatörü olarak, genç sanatçının sergilenen işlerine önem veriyorum. Bu önemi de, fotograflarının üzerine görüşlerimi ilk defa, tek tek altlarına açıklayarak gösterdim. Gezenler, böylece Engin’in fotografları hakkındaki düşüncelerimi derinlemesine izleyebileceklerdir.
 
KENDİSİNDEN NEYİ, NEDEN BEKLİYORUZ? 
Fotografı güçlü kılan, onun anlattığının yanında biçim yapısıdır. Güneysu’nun fotograflarına baktığınız zaman öncelikle fark edeceğiniz şey, onun derinlemesine bir fotograf duygusuna ulaştığıdır. Fotograf altlarında belirttim. Fotograf görüntüdür ama her görüntü fotograf değildir. Görüntünün fotograf haline gelmesi için mutlak şekilde çekenin kimliğini, dünya görüşünün bir izdüşümünü, genel portfolyo – külliyat içine yansıtması gerekir. Bu da fotografın aşılması çok zor olan temel engelidir.  


Engin Güneysu, fotograflarını geniş açı objektiflerle çekiyor. Geniş açı, engin bir fotografçayla beslenmediği zaman, eğreti konmuş bir görsel efekt olarak sırıtır. Halbuki onun çalışmalarında bu yadırganmayı izlemeyiz.
O, fotografımızın gelecek hayallerine karışmış bir kişi olarak görülüyor. Çalışmalarının ilhamıyla ortaya çıkmış. izlediğimiz kareleri, fotografın geleceğinin de muştusudur.
Bizim kuşağın fotografçıları, çilekeş bir gruptur. Onları Engin’in bazı İstanbul fotograflarının arka planında, heybetli ama hüzünlü yalnızlığıyla duran Süleymaniye gibi hissederim. Bizim kuşağın fotografçılarıyla, bugünün kuşakları arasında onun coşkun sanatçı kimliğinin, bir köprü olacağını düşünüyorum.
Onun çalışmalarını kıskanmıyor değilim, fakat tesellim,  İstanbul’un ışığını, bağımsız bir varlık haline getiren çabasınının coşkunluğudur. Emeğini, gayretini sevgiyle karşılıyorum
Engin’den çok şey bekliyorum. Ona, Türkiye fotografının, İstanbul sokaklarının dilini emanet ediyoruz.  Çabalarının devamını diliyorum.  
İyi seyirler dilerim efendim.

Sanat Yönetmeni / Küratör : Gültekin ÇİZGEN

SOKAĞIN DİLİ : BİLDİĞİN İSTANBUL ... Engin GÜNEYSU Fotograf Sergisi 02 NİSAN 2010 tarihine kadar izlenebilir.

   
       

Bütün hakları saklıdır. Copyright 2009 - FOTOGRAF GEÇİDİ : İSTANBUL 2010