FOTOGRAF GEÇİDİ GRUBU İÇİN TIKLAYINIZ !                                                                                  Ana Sayfa          İletişim          Adres Krokisi

SERGİLER  I   ETKİNLİKLER   I   ATÖLYELER   I   SEMİNERLER   I   ÇOCUKLAR İÇİN FOTOGRAF   I   GALERİ   I   FOTOGRAF GEÇİDİ   I   BİZ KİMİZ    

     

FOTOGRAF SERGİSİ
İSTANBUL YARIŞIYOR
Gültekin ÇİZGEN - Altan BAL - Arda OLGAÇ - Bülent ÖZGÖREN
Cenk GENÇDİŞ - Fazıl H. YILDIRIM - Hamdi KARDENİZ - H. Bahar KALELİ
Işık KAYA - Kurtuluş ARI - Mete ÇARKCI
16 EKİM - 23 KASIM 2010

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projeleri kapsamında, sanat yönetmenliğini ve küratörlüğünü Gültekin ÇİZGEN’in, proje koordinatörlüğünü Cenk GENÇDİŞ’in üstlendiği FOTOGRAF GEÇİDİ: İSTANBUL 2010’un on dördüncü sergisi “İSTANBUL YARIŞIYOR, 16 Ekim 2010 Cumartesi günü saat 19.00’da gerçekleştirilecek kokteyl ile açılacak.
Serginin katalogu da aynı gün izleyicilere sunulacak.

11 kişilik fotografçı grubunun
2 aylık süre ile geceli gündüzlü yaptıkları çalışmalardan sanat yönetmeni ve küratör Gültekin ÇİZGEN’in yaptığı seçkide 32 adet 60 x 90 cm ebatlarında fotograf yer alıyor.

Fotograf : Bülent ÖZGÖREN 

Gültekin ÇİZGEN, Altan BAL, Arda OLGAÇ, Bülent ÖZGÖREN, Cenk GENÇDİŞ, Fazıl H. YILDIRIM, Hamdi KARADENİZ, H. Bahar KALELİ, Işık KAYA, Kurtuluş ARI ve Mete ÇARKCI’dan oluşan fotografçı grubu 2 aylık süre içerisinde sabah 04:00 ile gece 22:00 arasında yaptıkları çekimlerde Veliefendi Hipodromu’ndaki hayatı belgelediler.

Sergideki fotograflar Atlar, Yarış, Uluslararası Yarış Festivali, Jokeyler, Veliefendi’nin Bilinmeyen Yüzü ve Jokey Kulüp başlıklarıyla sergilenecek.

Fotograf : Arda OLGAÇ

 

 

 











FOTOGRAF GEÇİDİ : İSTANBUL 2010 kapsamında yer alan tüm sergilerin açılış kokteylleri 360 İSTANBUL desteği ile gerçekleştirilmektedir. 360 İSTANBUL'a teşekkür ederiz.


İstanbul Yarışıyor”, başlığının altında yoğun bir açılım ve emek var. At yarışlarının çim ve kum pistlerdeki startla başlayan, finişle noktalanan, gece ve gündüz süren, fazla uzun olmayan yarış sürecinin arkasında kocaman bir dünya var. Sahnenin temel figürü elbette o güzelim atlar. Arap cinsinden, İngiliz cinsinden gelen her biri bir güzellik anıtı gibi salınan o güçlü hayvanlar için jokeyler, seyisler ter döküyorlar.

Yarış demek, atlar kadar seyirci de demek. Onların at sevgisi ve bilgisiyle karışan bahis heyecanları, coşkuları fotografçıları çok etkiledi. Tirübünlerdeki ve saha kenarındaki dalgalanma, veznelere para yetiştirme telaşı, ikramiye sevinci, tüm at ve yarış kültürünü bültenlerden takip etme, haftalarca fotografça konularımızın önemli bir parçası oldu. 

Fotograf : Gültekin ÇİZGEN

 

Veli Efendi’nin bir de bilinmeyen yüzü var. Ahırlar, oradaki seyislerin yaşamı, jokey yetiştiren apranti okulu, at hastanesi gibi atçılık alanının önemli altyapıları. Yüz binlerin ekmek yediği, tüm bu büyük organizasyonu yönlendiren, kontrol eden Türkiye Jokey Kulübü’nün yetenekli, ciddi yapılanması. Çevredeki seyirciler için restoranlar, kafeler, kır kahveleri, piknik alanları bu canlı dünyanın ayrılmaz parçalarıydı. Tüm görüntüler, birer birer sanatçıların objektiflerden kameralara süzüldü.

Gültekin ÇİZGEN  Sanat Yönetmeni / Küratör


Fotograf : H. Bahar KALELİ
 

 


Gültekin ÇİZGEN’in kaleminden İSTANBUL YARIŞIYOR Sergisi:


ATLAR ÜZERİNE

Tarih içinden gelen, uygarlığımızın yoldaşı, estetiği ve güçlü yapısıyla “At”, insanoğlunu daima hayran bıraktırmıştır. Savaş meydanlarından, mahsul ekilen biçilen tarlalara kadar, her yerdedir. Uzun yolları birbirine
bağlayan, binek ve yük aracı, su boşaltan kuyuların çevresinde dolanan, üretimin ve yaşamın her alanında, tarih boyunca insanoğluna hizmet veren, adımları rüzgarlara karışan dost hayvandır, “At”. Soylu atların yetiştiricisi Araplar onlar için, “rüzgarların kızıdır” diyor. İnsanoğlunun atla mükemmel uyumuyla ortaya çıkmış estetik bir spor olan binicilik, olimpik yapısı ve yarışlarıyla dünyayı ilgilendirmiştir. Biniciliğin arkasında büyük bir ekip vardır. Jokeyden antrenöre, bakıcısından seyisine, nalbantından saha hazırlayıcısına kadar, pek çok yardımcı kadro güzel atların emrindedir. 



Fotograf : Altan BAL



FOTOGRAF SANATININ ATLAR ÜZERİNE İLGİSİ
Bugün, dünyanın ve ülkemizin görsel kültürünün önemli bayrağı, “Fotograf”tır. “Doğrudan Fotograf”, dediğimiz biçimle, fotografçılar konu olarak doğayı ve yaşamı çekerler. Hayvanlar alemi doğanın bir parçasıdır. “At”, bu soylu hayvan, fotograf sanatçılarının çalışmalarının birçok defa baş figürü olmuştur.


Görsel tarih içinde “At”ın ilk resim örneklerinden anlıyoruz ki, onun görüntüsü, çizgi ve hareketleriyle insanı büyülemiştir. At, plastik sanatların gözbebeğidir.
Dünya fotograf yayıncılığına baktığımız zaman, “At”ın estetik güzelliğine hayran, onun yaşamını vurgulayan pek çok kapsamlı fotograf çalışmasını albüm raflarında buluruz. 

FOTOGRAF GEÇİDİ PROJESİ İÇİNDE “İSTANBUL YARIŞIYOR”
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri içinde, en kapsamlı ve uzun soluklu fotograf projesi olarak yer alan “Fotograf Geçidi 2010”, 14. fotograf sergisi  “İstanbul Yarışıyor”la sürüyor. Projenin, küratörü - sanat yönetmeni olarak “Fotograf Geçidi 2010”’u hazırlarken, birkaç temel konuya dikkat ettim.
 


Fotograf : Cenk GENÇDİŞ


Öncelikle yapılacak tüm sergilerde İstanbul bağlamı önemliydi. İstanbul’un değişik yüzleri, konuları, önemli fotograf kadroları tarafından ele alınmalı ve kentin kültür mirasına eklenecek bir olgunluğa ulaşmalıydı. 

İkinci çok önemli nokta, her kuşaktan fotograf sanatçılarının bu çalışmalar kapsamında tüm yeteneklerini sergileyebilmeleriydi. Diğer önemli konu da, kurumların fotograf paydasında buluşarak şimdiye kadar bu ölçekte ele alınmamış, ülkenin en kapsamlı fotograf projesine katılımları ve desteklemeleriydi.

Sanırım “İstanbul Yarışıyor” başlığının altında tüm bu konular çözümlenmiş durumda. 2010 yılında, 60. yaşını kutlayan Türkiye Jokey Kulübü, ülkemizde at yetiştiriciliği ve yarışları konusuna eğilmiş en büyük kurumumuzdur.

 

 

Fotograf : Fazıl H. YILDIRIM


 

İstanbul Yarışıyor” projesini Türkiye Jokey Kulübü kadrolarına sunduğumuzda, yönetim olumlu yaklaşımlarıyla  bize cesaret verdi. Bu seçkin kadrolar, kültürün bir ülkenin hayatını değiştiren ve anlamlandıran tek şey olduğunu bilen kişilerdi. Veliefendi Hipodromu’nu müzesinden, sanat galerilerine, hediyelik eşya mağazasına kadar kültürel bir altyapıyla donatmışlardı. Kulüp binasının her yerinde ülkenin seçkin ressamlarının ve heykeltraşlarının at dünyasına dair eserleri sergilenmekteydi. İyi insanların, iyi atlarla buluştuğu yerdi, Türkiye Jokey Kulübü.

Bu projeyle sanatımızın seçkin kadroları da, onların büyük bir sorumlulukla yönettikleri o kuruma, atların dünyasına, yarışlara, fotograflarıyla eğilecekti.


Fotograf : Hamdi KARADENİZ

Böylece projeye başladık. Veliefendi Hipodromu’nda görev alan pek çok birimin, “İstanbul Yarışıyor” projesinin çalışma sürecinde bize gösterdikleri anlayış ve yardımlarıyla, ortaya at sporlarına dair çok ciddi fotografça görsel bir birikim ortaya çıktı. Bu fotograf sanatımız ve atlı sporlar için önemli bir kazanımdır.

Projede küratörlüğüm altında, benim de dahil olduğum on fotografçı özveriyle çalışarak, tüm yeteneklerini sergilediler. Konu için seçtiğim tüm arkadaşlar, kendi sanatsal kariyerleri içinde uzun süre İstanbul üzerine düşünmüş ve çalışmışlardı. Onlar, üzerinde yaşadığımız tarihi sekiz bin yıla ulaşan olağanüstü kentin, İstanbul’un farklı bir yönünü, atların ve insanların buluştuğu bu coşkulu ortamdan çıkacak görselliği, kendi kimlikleriyle ve fotografçalarıyla harmanlayarak bize sunacaklardı.  

Çoğu genç, birer enerji deposu olan bu arkadaşlar, Altan Bal, Arda OLGAÇ, Bülent Özgören, Cenk Gençdiş, Fazıl H.Yıldırım, Hamdi Karadeniz, H. Bahar Kaleli, Işık Kaya, Kurtuluş Arı, Mete Çarkçı, Veliefendi’deki yaşama yeni, taze bir bakışla eğildiler.
 

Fotograf : Işık KAYA


Fotograf sanatçıları gördüklerine anlam yükleyerek, onları görsel olarak konuşturup, yeniden inşa ederek yaşam verirler. Bu coşkulu ortamdan onlar, görünmeyeni fotografla görünür kılmanın peşine düştüler. İleriki sayfalarda bu yoğun süreçten derlenen ciddi emekleri izleyeceksiniz. 

VELİ EFENDİ DÜNYASI
İstanbul Yarışıyor”, başlığının altında yoğun bir açılım ve emek var. At yarışlarının çim ve kum pistlerdeki startla başlayan, finişle noktalanan, gece ve gündüz süren, fazla uzun olmayan yarış sürecinin arkasında kocaman bir dünya var. Sahnenin temel figürü elbette o güzelim atlar. Arap cinsinden, İngiliz cinsinden gelen her biri bir güzellik anıtı gibi salınan o güçlü hayvanlar için jokeyler, seyisler ter döküyorlar.

Yarış demek, atlar kadar seyirci de demek. Onların at sevgisi ve bilgisiyle karışan bahis heyecanları, coşkuları fotografçıları çok etkiledi. Tirübünlerdeki ve saha kenarındaki dalgalanma, veznelere para yetiştirme telaşı, ikramiye sevinci, tüm at ve yarış kültürünü bültenlerden takip etme, haftalarca fotografça konularımızın önemli bir parçası oldu. 
Fotograf : Kurtuluş ARI


Veliefendi’nin bir de bilinmeyen yüzü var. Ahırlar, oradaki seyislerin yaşamı, jokey yetiştiren apranti okulu, at hastanesi gibi atçılık alanının önemli altyapıları. Yüz binlerin ekmek yediği, tüm bu büyük organizasyonu yönlendiren, kontrol eden Türkiye Jokey Kulübü’nün yetenekli, ciddi yapılanması. Çevredeki seyirciler için restoranlar, kafeler, kır kahveleri, piknik alanları bu canlı dünyanın ayrılmaz parçalarıydı. Tüm görüntüler, birer birer sanatçıların objektiflerden kameralara süzüldü.

TÜRKİYE JOKEY KULÜBÜ 60 YAŞINDA

İnsanlığı dünden taşıyan, rüzgarın kanatlı çocuklarıdır atlar. Her hareketindeki sevda anlatılmaz bir rüyadır. Bir çocuğun en sevdiği oyuncağının tahta at olması. Büyük İskender’in kendi gölgesinden korkan atı Bucephalus yüzünden, hep güneşe doğru koşması. IV. Murat’ın atları Dağlar Delisi, Ağa Alacası için Kaside-i Rahşiyye’yi yazması. Boşuna değil. Atatürk’ün Latife Hanım ile evlendiğinde ona ilk hediyesinin bir at olması. İşte bu yüzden dörtnala koşan atların rüyasıyla, şaha kalkmış bir atın bıraktığı sarsıntıda, 60 yıldır bizi her gün için yüreklendiren cesarette, bugünü, geleceğe taşıyacak atlarla duyduğumuz tutkudur."


Fotograf : Mete ÇARKCI


Türkiye Jokey Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Behçet Homurlu 60. yıl için yayınladığı mesajda atların dünyasına böyle eğilmiş. Ne güzel söylemiş.

Günümüzden dört bin yıl önce Orta Asya’daki Türklerin atı binek hayvanı olarak kullandıklarını biliyoruz. Binlerce yıldan günümüze ulaşan bu olgu, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti oluşumuyla ortak bir sanatsal mirasa dönüştü. Bu sanatsal ve entelektüel ışık, kentimizin, ülkemizin, hepimizin kazanımıdır.

SONUÇ
Türk fotograf sanatçıları artık hem ülkemizin, zaman zaman da uluslar arası fotograf sahnesinin bir parçasıdır. “İstanbul Yarışıyor” sergisiyle, hem  “Fotograf Geçidi 2010” projesi hem de “Türkiye Jokey Kulübü” 60. yılında görsel bir miras kazandı. Bu bağlamda hazırlanan iki serginin biri Veliefendi Hipodromu’nun coşkulu ortamında, 60. yıl etkinlikleri içinde açılacak. Diğeri ise İstanbul’un Beyoğlu yakasında, Galatasaray’da, İstiklal Caddesindeki Mısır Apartmanındaki Fototrek Kültür Merkezi’nde sergilenecek.

Titizlikle hazırlanmış bu kapsamlı albüm ise, fotograf sanatımızın ve at yarışçılığımızın çok önemli kazanımıdır. Etkinlikler, kültür başkenti olarak İstanbul’da gerçekleşiyor. Bu hepimizin gururudur.  

Gültekin ÇİZGEN
Ekim - 2010

gultekin@gultekincizgen.com

İSTANBUL YARIŞIYOR  Fotograf Sergisi 23 KASIM 2010 tarihine kadar izlenebilir.

   
       

Bütün hakları saklıdır. Copyright 2009 - FOTOGRAF GEÇİDİ : İSTANBUL 2010